HABERLER

BKK vor ort

01.09.2010 tarihinden itibaren BKK vor ort Türkiye'deki tüm hastaneler ile sağlık sözleşmesini durdurmuş bulunmaktadır. Yapılan tedavi giderleri hasta tarafından ödenip faturası alınmak sureti ile Almanya BKK vor ort sigortasından talep etme haklarının olduğu belirtmiştir.
02.09.2010 - Haberler


AKUPUNKTUR

1. Akupunktur nedir? Akupunktur, vücuda iğneler batırarak yapılan bir tedavi şeklidir. Bu iğneler normal enjeksiyonlarda kullandığımız iğnelerin üçte biri inceliğindedir. 2. Nasıl etki eder? Batırılan iğnelerle vücuda herhangi bir ilaç verilmez. Bu iğnelerin, batırıldığı yerde yaptığı sinirsel uyarı ile, vücut kendi onarım mekanizmasını harekete geçirir, bozulmuş olan enerji dengesi yeniden kurulur ve hasta organın çalışması normale döner. 3. Hangi hastalıklarda kullanılır? a) Kısırlık, idrar kaçırma, menopoz, adet sancıları, cinsel soğukluk ve eşiyle beraber olamama gibi kadın hastalıklarında, b) Erkeklerin cinsel iktidarsızlığında, c) Kilo verme, sigara bırakma gibi bağımlılık tedavilerinde, d) Alerjik hastalıklarda, e) Ağrı tedavisinde. 4. Akupunktur Tedavisini kim uygular? Hastanemizde Akupunktur, T.C. Sağlık Bakanlığı Akupunktur sertifikasına sahip Op.Dr. Zafer BUDAK tarafından uygulanmaktadır.
13.08.2010 - Haberler


7 saatten az uyumak.....

Batı Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan ve "Sleep" dergisinde yayımlanan araştırmada, şekerlemeler dahil beş saatten az uyumanın, anjin, damar rahatsızlıkları, enfarktüs veya kalp krizine yol açma şansını iki kat artırdığı görüldü. araştırmanın daha şaşırtıcı bir sonucu olarak da 9 saatten fazla uyuyanlarda, "sihirli" rakam 7 saat uyuyanlara oranla 1.5 kat fazla kalp ve damar hastalığı riski bulunduğu tespit edildi. Araştırmaya göre, en riskli grup 60 yaşından genç ve geceleri 5 saatten az uyuyanlar. Bu kişilerde kalp damar hastalığı riski, 7 saat uyuyanlara oranla 3 kat fazla bulunuyor. 6 saat veya 8 saat uyumak ise kalp damar hastalığı riskini çok hafifçe artırıyor. Araştırmada, ABD’de 2005’te ülke çapındaki bir sağlık anketine katılan 30 bin yetişkinin verileri analiz edildi. Araştırmacılar, yanıtları, deneklerin yaşı, cinsiyeti, sigara veya alkol kullanıp kullanmadıkları, zayıf veya kilolu, sportif ya da hep oturan kişiler mi olup olmadıkları gibi özelliklerine göre sınıflandırdı. Ankete katılan deneklerin yüzde 8’i geceleri 5 saatten az, yüzde 9’u da 9 saatten fazla uyuduğunu belirtti.
06.08.2010 - Sağlık Haberleri


Yeni web sitemiz hizmete girmiştir...

Yeni web sitemiz hizmetinize sunulmuştur.
06.08.2010 - Haberler


Sivilce mi? Akne mi?

• Sivilce Nedir? Akne Nedir? Sivilce, genelde ergenlik döneminde başlayan, yağ bezi kanallarında tıkanmaya bağlı olarak gelişen, başta yüz olmak üzere sırt ve göğüs gibi diğer yağlı bölgelerde de oluşabilen bir cilt hastalığıdır. Aslında sivilce ve akne kelimeleri aynı anlama gelmektedir. Sivilce, hastalığın halk arasındaki tabiridir. Akne ise hastalığın tıbbi ismi olan akne vulgaristen gelmektedir. • Nasıl oluşuyor? Sivilce oluşumundaki ilk aşama, kıl-yağ bezi ünitesindeki kanalların tıkanmasıdır. Ergenlikle birlikte daha önce küçük olan ve az üretim yapan yağ bezleri büyür ve üretimleri artar. Aynı zamanda kanal içerisindeki hücrelerin oluşum döngüsü de bozulur. Bu aşırı yağlı ortam ve tıkanmış kanala bir de deri yüzeyinde normalde bulunan ancak sayıları çok olmayan bakteriler ve mantar türlerinin kolonize olup sayılarının gün geçtikçe artması eklenir. Bu şekilde aknenin hem komedon dediğimiz tıkaçlı lezyonları hem de iltihaplı lezyonları ortaya çıkar. • En çok kimler sivilce sorunu yaşıyor? En çok ergenlik dönemi dediğimiz kızlarda 14–17 yaş, erkeklerde ise 16–19 yaş arası dönemde görülür. 25 yaşlarına dek devam edebilir. Hatta bazı geç başlangıçlı sivilcelerde 25 yaşından sonra da hastalık görülebilmektedir. Ancak bu olguların %8’i kadardır. Bunun dışında nadir görülen bazı durumlarda da sivilceye rastlanmaktadır. Örneğin hormonal bozukluklar, kortizon gibi sistemik ilaç alımları, deriye yağlı kremlerin ve bitkisel yağların sürülmesi, mesleki olarak endüstriyel bazı ürünlere maruz kalınması ve bunun gibi durumlarda. • Abur cuburlar sivilce yapar mı? Abur cuburların sivilce yaptığına dair kesin bir bilimsel kanıt yoktur. Ancak bazı hastalarda cips, çikolata, fındık, fıstık gibi kuruyemişler ve yağlı süt alınmasına bağlı olarak lezyonlarda alevlenme gözlenmiştir. • Sivilce kuru cilt mi sever, yağlı cilt mi? Sivilce bir yağ bezi ünitesi hastalığı olduğu için yağlı ciltlerde, yağlanma olan bölgelerde görülür. • Tedavisi nasıl olmalıdır? Öncelikle hastalığın doğal bir gidişi vardır. Kullanılan ilaçlar kesin bir iyileşme sağlamayabilir ve hastalık tekrar edebilir. Hastanın dikkat etmesi gereken bazı durumlar vardır. Örneğin; yiyecekler konusunda kendi üzerinde gözlem yapmalı ve yukarıda saydığımız yiyecekleri yediğinde alevlenme görüyorsa bunları tüketmemelidir. Cilt temizliği, ciltteki yağın uzaklaştırılmasını sağladığı için faydalıdır. Bunun için dermatolojik temizleme kalıpları olarak adlandırılan sindetler veya kimyasal olarak aynı içerikteki sıvı temizleme jelleri kullanılabilir.Ancak pahalı olmaları dezavantajlarıdır.Tek başına kükürt içeren sabunlar da tahriş edici olabilmektedir.Son zamanlarda içerisinde kükürtle birlikte zeytiyağı bulunan sabunlar geliştirilmiştir.Zeytinyağı, antiseptik özelliğinden dolayı bakteri ve mantar oluşumunu engelleyebileceği gibi kükürtün irritasyon etkisini de hafifletir.Zeytinyağı ve Kükürt içeren Nas Med sabunlar sadece eczanelerden temin edilebilir.Ancak cilt temizliği abartılmamalı cilt çok yağlı olsa bile günde iki kereyi geçmemelidir. Makyaj malzemeleri çok gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır. Cildine bakım amaçlı kullanacağı ürünleri mutlaka doktoruna danışmalıdır. Daha önce de dediğimiz gibi bazı kozmetik ürünler akneye yol açabilmektedir. Cilt yüzeyinde oluşan siyah tıkaçlar kendi kendine sıkılmamalı, bu konuda deneyimli kişilerden yardım alınmalıdır. İlaç tedavisi 2 gruba ayrılır: 1) Topikal (Cilt yüzeyine sürülen) tedaviler: Bunların içerisinde antibiyotikler ve retinoik asit türevleri bulunmaktadır. Daha çok hafif ve orta şiddetli aknelerde önerilir. 2) Oral (Ağız yoluyla) tedaviler: Bunları kendi içerisinde 3 gruba ayırabiliriz. A_ Antibiyotikler: Propionibacterium Acnes adlı bakterinin sayısını azaltmaya yöneliktir. Bu şekilde cilt üzerindeki enfeksiyon engellenmiş olur. B_ Hormonal ilaçlar: Yağ bezleri kısmen seks hormonlarının kontrolünde olduğundan bu tedavi ile hormonal salgılama kontrol altına alınmış olur. C_ Retinoidler: Sivilce tedavisinde çok etkilidirler. Diğer tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen veya çok şiddetli seyreden sivilcelerde başarı ile uygulanırlar. Yağ üretimini önemli ölçüde durdurur. Bakteri sayısını ve dolayısıyla iltihabi da azaltırlar.
06.08.2010 - Sağlık Haberleri


Ramazan Ayında midenize dikkat!

Çağın hastalığı reflü Yemek borusunun alt ucunda yer alan kapağın fonksiyonunu yitirmesiyle mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması anlamına gelen ve her beş kişiden birinde görüldüğü kaydedilen reflü, özellikle Ramazan ayında kişilerin yaşam kalitesini oldukça düşürüyor. Reflüden korunma yöntemlerini ve özel beslenme önerilerini şöyle sıralayabiliriz: “Bütün gün boş kalan mideye bir anda yüklenmemeli, az miktarlarda aralıklı olarak yenmeli. Kızartma, kavurma, çok sıcak ya da soğuk besinler yerine, hazmı kolay yiyecekler tercih edilmeli. Koyu çay, kahve, asitli içecekler, domates ve acı baharatlar gibi gıdalar tüketilmemeli. Kapak basıncını artırmak için proteince zengin, yağlı besinler tercih edilmeli. Midedeki yemek miktarını azaltmak için yemek esnasında sıvı alımı en aza indirilmeli; hatta öğün sonrasına bırakmalı. Karın içi basıncı artırmaya sebep olabilecek kemer, korse gibi mideyi sıkıştırıcı aksesuarlar kullanılmamalı. Yemek yedikten en az 1 saat sonra yatılmalı; gece boyunca, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmaması için yatarken baş kısım yüksek tutulmalı.” Yemek sonrası hazımsızlığı önlemek için… “Özellikle Ramazan ayı boyunca bütün gün hiçbir şey yemeyen kişiler iftar vaktinde hızlı ve yeterince çiğnemeden yemek yediklerinde hazımsızlık yaşamaları kaçınılmaz oluyor. Yemek yerken hava yutma ve stres gibi sebeplere de bağlı olan hazımsızlığı önlemek için iyi pişirilmiş az baharatlı besinleri, çok çiğneyerek yavaş yemek en doğrusu…” “Gastrit veya ülserim var; Ramazan’da nasıl daha rahat oruç tutarım?” Ramazan ayında yanlış beslenme sonucu gastrit ve ülser şikayetlerinin de arttığını bu iki rahatsızlıktan birine sahip olan ve Ramazan’da daha rahat oruç tutmak isteyenlere şu tavsiyelerde bulunabiliriz: “Eğer gastritiniz varsa, yemekleri azar azar, sık aralıklarla, bol çiğneyerek, yavaş ve düzenli yemelisiniz… Yüksek miktarda koyu çay, kahve, kızartma, baharat gibi gıdalar tüketmemeye; sigara içmemeye özen gösterin. Vücutta C vitamini alımını desteklemek için iftarda ve sonrasında mutlaka taze sebze ve meyve tüketin. Ülser şikayetiniz varsa bütün gün boş kalan midenize aniden yüklenmeden, az miktarlarda, aralıklı olarak yiyin. Rafine karbonhidratlar, bazı hastalarda midede yanmaya neden olduğu için şeker tüketimi de azaltılmalıdır. Doku onarımı için proteince zengin besinler tüketilmeli, tercihen yemekler bitkisel sıvı yağla yapılmalıdır.”
06.08.2010 - Sağlık Haberleri